Defne Darb-ı Sak Kalesi Taksi

Derb ya da Darb (EI-Darb) Arapça geçit,yol anlamındadır,Sak ise dağ eteği,vadiye bitişik kısım,yamaç anlamına gelmektedir.Buna göre Darb-ı Sak,dağ eteğinden geçen ya da dağ eteğindeki,yamaçtaki yol anlamına gelmektedir.Kale,Bizans döneminde “dağlılar” ya da “Çobanlar Şatosu” adıyla anılıyordu.Kalenin adı bir kaynakta ise “Deyr Bessak” olarak geçmektedir.Bu isim “yüksek ruhbanlar evi-kilise” anlamına gelmektedir.Kalenin batısında yüksek,kolay geçit vermeyen doğal bitki örtüsü açısından zengin Amanos (Nur) Dağları,doğusunda ilin en önemli ve en geniş ovası olan verimli Amik Ovası uzanmaktadır.Bölgenin iklimi,tipik Akdeniz iklimi özellikleri gösterir.Kale,yüzyıllarca Maraş-Gaziantep tarafından Antakya’ya giden stratejik yol ile Belen Geçidi’nin kuzey yaklaşımının ve Halep yolunun güvenliğini sağlıyordu.Aynı zamanda Amik Ovası’ndan körfeze inen ikinci yol olan ve Amanos Dağları’nı doğu-batı yönünde geçen Alan Yaylası-Değirmendere Geçiti’ni de kontrol altında tutuyordu…
Darb-ı Sak Kalesi,M.Ö. 333 yılında,Pers Kralı Darius’un Büyük iskender’e karşı issos Savaşı’ndan önce karargâh kurduğu mekân olarak dikkat çeker.Anadolu Selçuklu Sultanı,Süleyman Şah’ın 1084 yılında Antakya’yı fethinden sonra aldığı kaleler arasında,Darb-ı Sak Kalesi de vardır. Sonraki yıllarda kale Haçlılar’ın eline geçer ve Templiers Tarikat mensuplarının karargâhı haline gelir.1171-72’de Bakras Kalesi’ni ele geçiren Ermeni Baron Mleh, Darb-ı Sak Kalesi’ni de ele geçirir.Mleh 1174 veya 1175 tarihinde öldürülünce,kale tekrar Templiers Şövalyeleri’nin eline geçer. Selahaddin Eyyubi,1188 yılında Asi Nehri üstünden geçerek Darb-ı Sak Kalesi önlerine gelir ve kaleyi 13 Eylül 1188 tarihinde Templiers Şövalyeleri’nden alarak yönetimini Alamüddin Süleyman bin Canda’ya verir.

Daha sonraki dönemde kale,kısa bir süre yine Templiers Şövalyeleri’nin elinde kalır,1205 yılında Ermeni Kralı Leon,Darb-ı Sak Kalesi’ne ani bir saldırı yapar,fakat kaleyi ele geçiremez,bu tarihten sonra kale yine müslümanların elindedir,1237 yılının Haziran ayında,Antakya Templiers Tarikatı Şefi Guillaume Montferrat,şövalyelerini müslümanların elindeki Darb-ı Sak Kalesi’ne saldırtır. Kaledeki garnizon direnir ve yardım için Halep’e haber gönderir.Kısa sürede yetişen yardım kuvvetleri,hristyanları ağır bir bozguna uğratır.Esir edilenler fidye karşılığı serbest bırakılır.1260 yılında,Halep ve Harim’i zapteden mekânın güney duvarında bir giriş açıklığı daha yer almaktadır.Doğu duvarının ortasında,Geç Helenistik çağ sur duvarı,payanda şeklinde mekânın içine doğru uzanmaktadır…

Hemen Whatsapp'tan Taksi Çağır Tıkla Ara